noun

flavour

tat, lezzet, aroma, çeşni

This soup has a wonderful flavour.

Bu çorbanın harika bir tadı var.

What is your favourite flavour of ice cream?

En sevdiğin dondurma aroması nedir?

The article had a strong local flavour.

Makalenin güçlü bir yerel havası vardı.

((uncountable noun)) tat, lezzet The cheese has a strong flavour.

((countable noun)) aroma, çeşni They sell many different flavours of crisps.

Eş anlamlılar: taste, savour, aroma, scent

Eski Fransızca 'flaor' (koku) kelimesinden, nihayetinde Latince 'flare' (esmek) kelimesinden gelir.

İngiliz İngilizcesindeki '-our' yazılışını ('colour', 'honour' gibi) unutmayın. Amerikan yazılışı 'flavor' şeklindedir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.