noun

flaw

kusur, hata, eksiklik

There is a flaw in the design.

Tasarımda bir kusur var.

The diamond had a small flaw.

Elmasta küçük bir kusur vardı.

Pride is his fatal flaw.

Gurur onun ölümcül kusurudur.

a flaw ((in sth.)) bir şeydeki bir kusur There is a flaw in the argument.

Synonyms: defect, fault, blemish; Antonyms: perfection, strength

Eski Nors dilindeki 'flaga' (levha, çatlak) kelimesinden gelir. Anlamı çatlaktan kusura evrilmiştir.

Zemindeki (floor) bir 'flaw' (kusur) hayal edin - bir çatlak veya pürüz. Kelimeler kulağa benzer geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.