noun

fledgling

yavru kuş, acemi, toy

The fledgling finally left the nest.

Yavru kuş sonunda yuvadan ayrıldı.

The fledgling company struggled to survive.

Yeni kurulan şirket hayatta kalmak için mücadele etti.

He is a fledgling in the world of politics.

Siyaset dünyasında o bir acemi.

((bir)) fledgling ((isim)) yeni ve deneyimsiz (isim) The fledgling company struggled to survive.

((bir)) fledgling acemi veya yeni başlayan He is a fledgling in the world of politics.

Eş anlamlılar: acemi, başlangıç seviyesi; Zıt anlamlılar: uzman, kıdemli

Eski İngilizce'de 'tüylenmiş, uçmaya hazır' anlamına gelen *flyċġe* kelimesinden, 'fly' (uçmak) ile ilgilidir.

Tüyleri yeni çıkmış ('fledged') ve uçmaya hazır genç bir kuş hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.