verb

flee

kaçmak, firar etmek

They had to flee the country.

Ülkeden kaçmak zorunda kaldılar.

The suspect fled from the police.

Şüpheli polisten kaçtı.

Many people fled the burning building.

Birçok insan yanan binadan kaçtı.

((sth.)) (bir yerden) kaçmak They had to flee the country.

((from sth./sb.)) (birinden/bir şeyden) kaçmak The suspect fled from the police.

Eş anlamlılar: escape, run away, abscond

Eski İngilizce'de 'kaçmak, sakınmak, firar etmek' anlamına gelen *flēon* kelimesinden. Almanca *fliehen* ile kökteş.

'Flee', 'fly' (uçmak) gibi ses çıkarır. Tehlikeden uçarak uzaklaştığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.