verb

flew

uçtu

Birds fly south for the winter.

Kuşlar kış için güneye uçar.

I flew to Paris last week.

Geçen hafta Paris'e uçtum.

Time flies when you are having fun.

Eğlenirken zaman uçar.

((from somewhere)) ((to somewhere)) (bir yerden) (bir yere) uçmak We flew from London to New York.

Eş anlamlılar: süzülmek, kaymak; Zıt anlamlılar: yürümek, koşmak

'Fly' fiili Eski İngilizce 'flēogan'dan gelir. 'Flew' onun düzensiz geçmiş zaman halidir.

'Flew', 'blue' (mavi) ile kafiyelidir. Mavi gökyüzünde uçan bir şeyi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.