verb

flinch

ürkmek, çekinmek, irkilmek

He flinched when he saw the needle.

İğneyi görünce irkildi.

She didn't even flinch at the loud noise.

Yüksek seste irkilmedi bile.

to flinch irkilmek She didn't even flinch.

to flinch at ((sth.)) ((bir şey)) karşısında irkilmek He flinched at the sight of the needle.

Eş anlamlılar: wince, recoil, cringe

Eski Fransızca'da 'bükmek, yana dönmek' anlamına gelen 'flenchir' kelimesinden gelir.

Bir 'pinch' (çimdik) karşısında nasıl 'flinch' (ürkmek) yapabileceğinizi düşünün. Kelimeler kafiyelidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.