flip
Çeviri
çevirmek, fırlatmak, sayfalarını karıştırmak, çıldırmak
Örnekler
He flipped the pancake in the pan.
Tavadaki krepi çevirdi.
She flipped through the magazine.
Dergiyi karıştırdı.
He flipped when he heard the news.
Haberi duyunca çıldırdı.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) çevirmek He flipped the pancake in the pan.
((bir şeyin sayfalarını)) karıştırmak She flipped through the magazine.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: çevirmek, atmak; Zıt anlamlılar: yerleşmek, dengelemek
Etimoloji
Muhtemelen yansıma bir kelimedir, hızlı, hafif bir sesi veya hareketi taklit eder.
Hafıza İpuçları
Başparmağınızla bir madeni parayı 'havaya attığınızı' hayal edin.