adjective

floating

yüzen, değişken, sabit olmayan

There was a leaf floating on the water.

Su üzerinde yüzen bir yaprak vardı.

The company has a floating exchange rate.

Şirketin değişken bir döviz kuru var.

They live on a floating home.

Yüzen bir evde yaşıyorlar.

((sth.)) floating ((on/in sth.)) (...de/da) yüzen (bir şey) A leaf was floating on the water.

a floating ((noun)) değişken (isim) The bank offers a floating interest rate.

Eş anlamlılar: buoyant, suspended; Zıt anlamlılar: sinking, fixed

Eski İngilizce 'flotian' (yüzmek) kelimesinden gelir. '-ing' eki sıfat olarak kullanılan şimdiki zaman ortacını oluşturur.

Su üzerinde 'yüzen' (floating) bir tekne hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.