noun

florist

çiçekçi

I bought these flowers from the local florist.

Bu çiçekleri yerel çiçekçiden aldım.

She works as a florist in a small shop.

Küçük bir dükkanda çiçekçi olarak çalışıyor.

The florist arranged a beautiful bouquet for the wedding.

Çiçekçi, düğün için güzel bir buket hazırladı.

((özne/nesne olarak)) çiçekçi The florist arranged a beautiful bouquet.

((çiçekçiye)) çiçekçi dükkanı I'm going to the florist's to buy some roses.

Eş anlamlılar: çiçek satıcısı, çiçek aranjörü

Latince 'flos' (çiçek) + bir beceriyi uygulayan kişiyi belirten '-ist' ekinden gelir.

Bir 'florist', 'floral' (çiçekli) aranjmanlarla çalışan bir 'artist' (sanatçı) gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.