flourish
Çeviri
gelişmek, serpilmek, başarılı olmak
Örnekler
The business began to flourish last year.
İş geçen yıl gelişmeye başladı.
These plants flourish in a sunny spot.
Bu bitkiler güneşli bir yerde serpilir.
She flourished her pen with a grand gesture.
Kalemini büyük bir jestle savurdu.
Dilbilgisi Kalıpları
((geçişsiz)) başarılı bir şekilde büyümek veya gelişmek. The business began to flourish last year.
((sth.)) dikkat çekmek için (bir şeyi) sallamak. She flourished her pen with a grand gesture.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'çiçek açmak' anlamına gelen 'florere' kelimesinden gelir, bu da 'çiçek' anlamına gelen 'flos'tan türemiştir.
Hafıza İpuçları
Bahçede güzelce 'gelişen' (flourishing) bir 'çiçek' (flower) düşünün.