adjective

flourishing

gelişen, serpilen, başarılı

It is a flourishing business.

Bu gelişen bir iş.

The city has a flourishing arts scene.

Şehrin gelişen bir sanat ortamı var.

((niteleme)) başarılı bir şeyi tanımlamak için bir isimden önce kullanılır. It is a flourishing business.

Eş anlamlılar: thriving (gelişen), prosperous (müreffeh), successful (başarılı); Zıt anlamlılar: declining (gerileyen), failing (başarısız).

'to flourish' fiilinin sıfat-fiil hali, Latince 'florere' ('çiçek açmak') kelimesinden gelir.

'Gelişen' (flourishing) bir iş, iyi büyüyen ve çok sayıda 'çiçek' (flowers) üreten bir bitki gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.