verb

followed

takip etmek, izlemek, anlamak, uymak

He followed the instructions carefully.

Talimatları dikkatlice takip etti.

A discussion followed the presentation.

Sunumun ardından bir tartışma yapıldı.

I'm sorry, I don't follow you.

Üzgünüm, sizi anlamıyorum.

((sb./sth.)) (-i) takip etmek The police car followed the thief.

((sth.)) (-e) uymak You must follow the rules.

((sb./sth.)) (-i) anlamak I don't follow your argument.

Synonyms: itaat etmek, izlemek, peşinden gelmek; Antonyms: liderlik etmek, önden gitmek

Eski İngilizce'de 'hizmet etmek, eşlik etmek' anlamına gelen 'folgrian' kelimesinden gelir.

Annelerini takip eden bir sıra ördek yavrusu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.