noun

fondness

düşkünlük, sevgi, meyil

He has a great fondness for chocolate.

Çikolataya büyük bir düşkünlüğü var.

She looked at him with fondness.

Ona sevgiyle baktı.

a ~ for sth./sb. (bir şeye/birine) düşkünlük Eski kitaplara düşkünlüğü var.

with ~ sevgiyle Evinden büyük bir sevgiyle bahsetti.

Eş anlamlılar: sevgi (affection), hoşlanma (liking); Zıt anlamlılar: hoşlanmama (dislike), nefret (hatred)

'Düşkün' anlamına gelen 'fond' sıfatına, bir durumu veya niteliği belirten ve isim yapan '-ness' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

'Fondness', bir şeye veya birine 'düşkün olma' (to be fond of) durumudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.