noun

foothold

tutunacak yer, dayanak noktası, mevzi

The climber found a small foothold on the rock.

Dağcı kayada küçük bir tutunacak yer buldu.

The company is trying to gain a foothold in the market.

Şirket piyasada bir yer edinmeye çalışıyor.

((bir)) yer ((...-de/da)) bir yerde güvenli bir konum Şirket piyasada bir yer edinmeye çalışıyor.

Eş anlamlılar: footing, grip, base, position

'foot' (ayak) + 'hold' (tutunma) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla ayağınızı tutacak bir yer.

Bir dağcının ayağını küçük bir çıkıntıya koyarak pozisyonunu koruduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.