preposition

for

için, boyunca, -dır

This gift is for you.

Bu hediye senin için.

I waited for an hour.

Bir saat bekledim.

He works for a big company.

Büyük bir şirket için çalışıyor.

I'm looking for my keys.

Anahtarlarımı arıyorum.

for ((sb./sth.)) (biri/bir şey) için Bu hediye senin için.

for ((a period of time)) (bir süre) boyunca Bir saat bekledim.

look for ((sth.)) (bir şeyi) aramak Anahtarlarımı arıyorum.

Eş anlamlılar: to, toward, on behalf of; Zıt anlamlılar: against

Eski İngilizce'de 'önünde, uğruna' anlamına gelen 'for' kelimesinden gelir.

Bir hedefi veya alıcıyı işaret ettiğinizi düşünün. 'This is FOR you.'

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.