verb

forecast

tahmin etmek, öngörmek

They forecast rain for this afternoon.

Bu öğleden sonra için yağmur tahmin ediyorlar.

Experts forecast that inflation will rise.

Uzmanlar enflasyonun artacağını tahmin ediyor.

((sth.)) (bir şeyi) tahmin etmek They forecast rain for this afternoon.

((that)) ...olacağını tahmin etmek Experts forecast that inflation will rise.

Eş anlamlılar: predict (tahmin etmek), foresee (öngörmek), prophesy (kehanette bulunmak)

'fore-' (önce) ve 'cast' (atmak). Bir olay olmadan 'önce' bir tahmini 'atmak'.

Ne yakalayacağınızı görmek için geleceğe bir olta 'attığınızı' hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.