noun

forefront

ön saf, en ön sıra, merkez

The company is at the forefront of technology.

Şirket, teknolojinin ön saflarında yer alıyor.

She was in the forefront of the campaign.

Kampanyanın en ön saflarındaydı.

((at/in the forefront of sth.)) (bir şeyin) ön saflarında olmak The company is at the forefront of technology.

Eş anlamlılar: vanguard, lead, cutting edge; Zıt anlamlılar: background, rear

'fore-' (ön) ve 'front' (cephe) kelimelerinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla cephenin en ön kısmı.

En ileri pozisyon olan 'cephe'nin 'önünde' olduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.