adjective

absolute

mutlak, tam, kesin

I have absolute confidence in her.

Ona tam bir güvenim var.

He is an absolute beginner at chess.

Satrançta tam bir acemi.

The king had absolute power.

Kralın mutlak gücü vardı.

((isim)) mutlak, tam. I have absolute confidence in her.

Eş anlamlılar: tam, bütün, kati; Zıt anlamlılar: kısmi, sınırlı, göreceli

Latince 'absolutus' (serbest bırakılmış, sınırsız) kelimesinden, 'ab-' (den) + 'solvere' (çözmek) kökünden gelir.

'Mutlak sıfır' sıcaklığını düşünün – mümkün olan en düşük, tam soğukluk.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.