verb

forgot

unutmak

I forgot my keys.

Anahtarlarımı unuttum.

Don't forget to lock the door.

Kapıyı kilitlemeyi unutma.

I've forgotten his name.

Onun adını unuttum.

((sth.)) (bir şeyi) unutmak I forgot her birthday.

((to-inf)) (bir şey yapmayı) unutmak He forgot to call me.

((about sth./sb.)) (bir şeyi/birini) unutmak Let's forget about the past.

Eşanlamlılar: hatırlayamamak, gözden kaçırmak; Zıtanlamlılar: hatırlamak, anımsamak

Eski İngilizce 'forgietan' kelimesinden. 'for-' (uzak, yanlış) + 'gietan' (kavramak). Yani bir şey üzerindeki hakimiyetini kaybetmek.

'Forgot', 'for got' gibi duyulur - sanki sahipmişsin ama şimdilik gitmiş gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.