adjective

formidable

zorlu, heybetli, müthiş, ürkütücü

She has a formidable reputation in her field.

Kendi alanında müthiş bir üne sahip.

The team faced a formidable opponent.

Takım zorlu bir rakiple karşılaştı.

((formidable + isim)) zorlu/heybetli. O, zorlu bir rakiptir.

Eş anlamlılar: zorlu, ürkütücü, heybetli; Zıt anlamlılar: kolay, zayıf

Latince 'korkmak' anlamına gelen 'formidare' kelimesinden gelir. Etkileyici derecede büyük, güçlü veya yetenekli olmasıyla korku veya saygı uyandıran bir şeyi ifade eder.

Sizi korkutacak kadar güçlü, 'formidable' bir düşman düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.