adjective

amenable

uyumlu, uysal, yatkın

She was amenable to the suggestion.

Öneriye karşı uysaldı.

The problem is not amenable to a simple solution.

Sorun basit bir çözüme yatkın değil.

((bir şeye)) amenable olmak ((bir şeye)) yatkın/uyumlu olmak. She was amenable to the suggestion.

Eş anlamlılar: işbirlikçi, uysal, açık; Zıt anlamlılar: işbirlikçi olmayan, inatçı

Eski Fransızca 'amener' (yol açmak, götürmek) kelimesinden gelir. Bir fikre 'yönlendirildiğinizi' hayal edin.

Kelimeyi 'Amen-able' olarak ayırın: bir şeye 'amin' (evet) diyebilen, yani 'uyumlu'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.