noun

formula

formül, mama, reçete

He knows the chemical formula for water.

Suyun kimyasal formülünü biliyor.

There is no magic formula for success.

Başarının sihirli bir formülü yoktur.

The baby drinks a special formula.

Bebek özel bir mama içiyor.

((bir şeyin formülü)) bir şeyi yapmanın kuralı veya yöntemi. What is the formula for the area of a circle?

((bir şeyi yapmanın formülü)) bir şeyi başarmak için bir yöntem. They found a formula for winning every game.

Eş anlamlılar: denklem, kural, tarif, yöntem

Latince 'forma' (biçim, şekil) kelimesinin küçültme eki almış hali olan 'formula'dan gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'küçük bir biçim' demektir ve belirli bir kural veya tarifi ifade eder.

'Formula', matematikte veya bebek maması yaparken olduğu gibi takip ettiğiniz küçük, belirli bir 'form' veya kuraldır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.