verb

fortify

güçlendirmek, sağlamlaştırmak, tahkim etmek

They decided to fortify the city against attack.

Şehri saldırıya karşı güçlendirmeye karar verdiler.

The drink is fortified with vitamins and minerals.

İçecek vitamin ve minerallerle güçlendirilmiştir.

((sth.)) ((against sth.)) bir yeri (~e karşı) güçlendirmek They fortified the town against invasion.

((sth.)) ((with sth.)) yiyeceğe besin eklemek The milk is fortified with vitamin D.

Eş anlamlılar: strengthen, reinforce, bolster; Zıt anlamlılar: weaken, undermine

Latince 'fortis' (güçlü) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamı 'güçlü yapmak' demektir.

'Fortify', bir şeyi 'kale' (fort) gibi güçlü kılmaktır. Bu, kaleler, yiyecekler ve hatta cesaretiniz için geçerli olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.