fortune
Çeviri
şans, talih, servet, kader
Örnekler
He made a fortune in the stock market.
Borsada bir servet kazandı.
I had the good fortune to work with her.
Onunla çalışma şansına sahip oldum.
She had her fortune told by a psychic.
Bir medyum tarafından falına bakıldı.
Dilbilgisi Kalıpları
bir servet yapmak çok para kazanmak He made a fortune in the stock market.
iyi bir şansa sahip olmak ((to-inf)) (bir şeyi yapacak kadar) şanslı olmak I had the good fortune to work with her.
falına baktırmak birine geleceğini tahmin ettirmek She had her fortune told by a psychic.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Latince 'şans, tesadüf, kader' anlamına gelen 'fortuna' kelimesinden gelir. Roma'nın şans tanrıçası Fortuna ile ilişkilidir.
Hafıza İpuçları
Gelecekteki şansınızı söyleyen 'şans kurabiyesini' (fortune cookie) veya bir korsanın 'servetini' (fortune) düşünün.