adverb

forward

ileri, ileriye, iletmek, cüretkar

Please step forward.

Lütfen öne çıkın.

I look forward to meeting you.

Sizinle tanışmayı dört gözle bekliyorum.

Could you forward this email to him?

Bu e-postayı ona iletebilir misiniz?

That was a very forward comment.

Bu çok cüretkar bir yorumdu.

((verb)) forward ileriye doğru ~mek Please step forward.

to look forward to ((sth./-ing)) dört gözle beklemek I look forward to meeting you.

to forward ((sth.)) ((to sb.)) (bir şeyi) (birine) iletmek Could you forward this email to him?

a forward ((noun)) cüretkar bir ~ That was a very forward comment.

Eş anlamlılar: onward, ahead; Zıt anlamlılar: backward, back

Eski İngilizce 'foreweard' kelimesinden, 'fore' (ön) ve '-weard' (doğru) kelimelerinden türemiştir.

Bunu 'fore' (ön) ve '-ward' (yön bildiren) olarak düşünün. Önünüzde olana doğru hareket etmek anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.