adverb

forwards

ileriye, ileri doğru

She took a step forwards.

İleriye bir adım attı.

I look forwards to meeting you.

Sizinle tanışmayı dört gözle bekliyorum.

ileriye doğru hareket etmek The car moved forwards slowly.

((bir şeyi)) dört gözle beklemek I look forwards to the holiday.

Synonyms: ahead, onward; Antonyms: backwards, back

Eski İngilizce 'fore' (ön) + '-weard' (yön) kelimelerinden gelir. '-s' eki, İngiliz İngilizcesinde yaygın bir zarf ekidir.

Kendinizin 'önüne' doğru hareket ettiğinizi düşünün. Sonundaki 's' eki, İngiliz İngilizcesinde yön zarflarında yaygındır (ABD İngilizcesindeki 'forward' ile karşılaştırın).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.