noun

foundation

temel, vakıf, dayanak, fondöten

The house has strong foundations.

Evin sağlam temelleri var.

The foundation supports medical research.

Vakıf, tıbbi araştırmaları destekliyor.

Trust is the foundation of a good relationship.

Güven, iyi bir ilişkinin temelidir.

She applies foundation every morning.

Her sabah fondöten sürüyor.

((bir şeyin)) temeli the foundation of the theory

Eş anlamlılar: base, basis, groundwork, establishment

Latince 'fundare' (kurmak) kelimesinden gelir, 'fundus' (dip, taban) ile ilgilidir.

'Foundation' kelimesindeki 'found' (bulmak) fiilini, üzerine bir bina 'kurduğunuz' temel olarak düşünün. Bir evden bir fikre kadar her şeyin en alt katmanıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.