noun

fountain

fıskiye, çeşme, kaynak

There is a beautiful fountain in the park.

Parkta güzel bir fıskiye var.

He is a fountain of knowledge on the subject.

O, bu konuda bir bilgi kaynağıdır.

((bir yer))'de bir fıskiye bir yerde bir fıskiye Parkta güzel bir fıskiye var.

((bir şey)) kaynağı bir şeyin kaynağı O, bu konuda bir bilgi kaynağıdır.

Eş anlamlılar: pınar, kaynak, çeşme

Latince 'fons' (pınar, kaynak) kelimesinden gelir.

Parktaki süslü bir fıskiyeyi düşünün. Mecazi olarak 'bilgi kaynağı' (a fountain of knowledge) anlamında da kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.