noun

fowl

kümes hayvanı

They keep fowl, such as chickens and ducks.

Tavuk ve ördek gibi kümes hayvanları besliyorlar.

We had roast fowl for Sunday dinner.

Pazar yemeği için fırında kümes hayvanı yedik.

((bir/biraz)) fowl kümes hayvanı They keep fowl on the farm.

Eş anlamlılar: poultry (kümes hayvanı), bird (kuş)

Eski İngilizce'de 'kuş' anlamına gelen 'fugol' kelimesinden gelir.

'Foul' (faul) gibi ses çıkarır ama kuşları ifade eder. Bir tavuğun oyunda 'faul' yaptığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.