noun

fragment

parça, kırıntı, fragman

Police found a fragment of the bomb.

Polis bombanın bir parçasını buldu.

I only remember a fragment of the dream.

Rüyanın sadece bir parçasını hatırlıyorum.

a fragment of ((sth.)) ((sth.)) bir parçası Polis bombanın bir parçasını buldu.

Eş anlamlılar: parça, kırıntı, zerre; Zıt anlamlılar: bütün, tam

Latince 'kırmak' anlamına gelen 'frangere' kelimesinden gelir.

Kırılgan (fragile) bir vazonun birçok parçaya (fragment) ayrıldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.