noun

frame

çerçeve, iskelet, yapı

I bought a new frame for the picture.

Resim için yeni bir çerçeve aldım.

The frame of the house is made of wood.

Evin iskeleti ahşaptan yapılmıştır.

He has a large, muscular frame.

Geniş, kaslı bir yapısı var.

a ((frame)) for (sth.) (bir şey) için bir çerçeve I need a frame for this painting.

the ((frame)) of (sth.) (bir şeyin) iskeleti/yapısı The frame of the bicycle is light.

Synonyms: border (kenar), structure (yapı), casing (kasa)

Germen kökenli olup, 'ilerlemek, faydalı olmak' anlamına gelen bir kökten gelir. Fikir, 'ön' veya yapıyı oluşturan bir şeydir.

En yaygın anlamını düşünün: bir resim çerçevesi. Resmin etrafını saran yapıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.