noun

franchise

franchise, bayilik, imtiyaz, oy hakkı

She bought a fast-food franchise.

Bir fast-food bayiliği satın aldı.

The new law extended the franchise to all adults.

Yeni yasa oy hakkını tüm yetişkinlere genişletti.

((bir/o)) franchise (bir işletme lisansı veya oy hakkı) Başarılı bir pizza bayiliği işletiyor.

Eş anlamlılar: lisans, imtiyaz, hak; Zıt anlamlılar: kısıtlama

Eski Fransızca 'franchise' (özgürlük, muafiyet) kelimesinden, o da 'franc' (özgür) kelimesinden gelir. Başlangıçta özgürlük veya özel bir ayrıcalık anlamına geliyordu.

Daha büyük bir markanın adı altında bir işletme işletmek için 'özgür' ('franc') olduğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.