noun

freezer

dondurucu, buzluk

Put the ice cream in the freezer.

Dondurmayı dondurucuya koy.

We have a chest freezer in the garage.

Garajda bir sandık tipi dondurucumuz var.

bir dondurucu ((içinde)) yiyecekleri dondurmak için kullanılan bir cihaz Eti dondurucuda saklarız.

Eş anlamlılar: icebox, deep freeze

'Dondurmak' anlamına gelen 'freeze' fiiline, bir işi yapan aleti veya kişiyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. 'Donduran şey' demektir.

Bunu 'freez-er' yani 'donduran' makine olarak düşünün. Yiyecekleri donduran cihaz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.