adjective

freezing

dondurucu, çok soğuk

It's freezing outside today.

Bugün dışarısı dondurucu.

I'm freezing! Can you close the window?

Donuyorum! Pencereyi kapatabilir misin?

Hava dondurucu çok soğuk olmak (hava durumu) It's freezing outside.

Donuyorum çok üşümek (kişi) I'm freezing without a coat.

Eş anlamlılar: icy, bitter, arctic; Zıt anlamlılar: boiling, hot, warm

'Donmak' anlamına gelen 'to freeze' fiilinin sıfat olarak kullanılan '-ing' takısı almış hali.

Suyun buza dönüştüğünü hayal edin. 'Freezing' bu seviyedeki soğukluğu anlatır. 'Çok soğuk'tan daha güçlüdür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.