frenzy
Çeviri
çılgınlık, cinnet, öfke nöbeti
Örnekler
The crowd worked itself into a frenzy.
Kalabalık kendini bir çılgınlığa kaptırdı.
There was a media frenzy over the story.
Hikaye üzerine bir medya çılgınlığı vardı.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir çılgınlık içinde)) vahşi bir heyecan durumunda The sharks were in a feeding frenzy.
((bir ... çılgınlığı)) vahşi bir aktivite dönemi It was a frenzy of last-minute shopping.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Eski Fransızca 'frenesie' kelimesinden, o da Latince 'phrenesis', Yunanca 'phrenitis' (beyin iltihabı) ve kökeni olan 'phren' (zihin) kelimelerinden gelir.
Hafıza İpuçları
'Friend-zy' (arkadaş-çılgınlığı) gibi ses çıkarıyor. Arkadaşlarınızın bir partide heyecandan çıldırdığını hayal edin.