adjective

frequent

sık, sık sık olan

He is a frequent visitor to this library.

Bu kütüphanenin sık bir ziyaretçisidir.

These are frequent mistakes made by learners.

Bunlar, öğrenenler tarafından yapılan sık hatalardır.

((sık bir şey)) sık sık olan veya görünen bir şey He is a frequent visitor.

Synonyms: common, regular, repeated; Antonyms: infrequent, rare, uncommon

Latince 'frequens' (kalabalık, tekrarlanan) kelimesinden gelir.

Bir yere 'sık sık' (frequently) giderseniz, 'sık' (frequent) bir ziyaretçi olursunuz. Kelimeler neredeyse aynı görünür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.