noun

freshness

tazelik, yenilik, ferahlık

I love the freshness of the morning air.

Sabah havasının tazeliğini seviyorum.

The freshness of his ideas impressed everyone.

Fikirlerinin yeniliği herkesi etkiledi.

the freshness of ((sth.)) (bir şeyin) tazeliği The freshness of the fruit was amazing.

Eş anlamlılar: newness, crispness, novelty; Zıt anlamlılar: staleness, mustiness

'fresh' (taze) kelimesine durum veya nitelik bildiren isimler yapan '-ness' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Yiyecek, hava veya fikirler gibi taze olan bir şeyin kalitesini (-ness) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.