fret
Çeviri
endişelenmek, merak etmek, üzülmek
Örnekler
Don't fret about the small things.
Küçük şeyler için endişelenme.
She fretted that she would be late.
Geç kalacağından endişe ediyordu.
Dilbilgisi Kalıpları
to fret about ((sth.)) (bir şey) hakkında endişelenmek Don't fret about the exam.
to fret that ((clause)) (cümle) diye endişelenmek She fretted that she had forgotten her keys.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: worry, brood, agonise (endişelenmek, kara kara düşünmek, ıstırap çekmek); Zıt anlamlılar: relax, disregard (rahatlamak, aldırmamak)
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'yiyip bitirmek' anlamına gelen 'fretan' kelimesinden gelir, sanki endişeler sizi yiyip bitiriyormuş gibi.
Hafıza İpuçları
Birinin gergin bir şekilde ellerini ovuşturduğunu hayal edin. Bu tekrarlayan hareket, endişe duygusu gibidir.