noun

fridge

buzdolabı

Put the milk in the fridge.

Sütü buzdolabına koy.

The fridge is empty, we need to go shopping.

Buzdolabı boş, alışverişe gitmemiz gerek.

((in the)) fridge buzdolabında There is some cheese in the fridge.

((a)) fridge-freezer bir buzdolabı-dondurucu We bought a new fridge-freezer.

Synonyms: refrigerator, icebox (eski)

'refrigerator' kelimesinin kısaltılmış halidir. 'refrigerator' kelimesi Latince 'soğutmak' anlamına gelen 'refrigerare'den gelir.

Çok soğuk anlamına gelen 'frigid' kelimesini düşünün. Bir 'fridge' (buzdolabı) şeyleri 'frigid' tutar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.