fried
Çeviri
kızarmış, kızartılmış
Örnekler
I like fried chicken.
Kızarmış tavuk severim.
He had a fried egg for breakfast.
Kahvaltıda sahanda yumurta yedi.
Dilbilgisi Kalıpları
fried + ((isim)) kızarmış I like fried chicken.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: grilled (ızgara), roasted (fırınlanmış); Zıt anlamlılar: boiled (haşlanmış), raw (çiğ)
Etimoloji
'to fry' (kızartmak) fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir.
Hafıza İpuçları
Bir tavada cızırdayan yiyecekleri hayal edin, 'fried' kelimesini hatırlarsınız.