frozen
Çeviri
donmuş, dondurulmuş, hareketsiz
Örnekler
The lake is frozen in winter.
Göl kışın donar.
We bought some frozen peas from the supermarket.
Süpermarketten dondurulmuş bezelye aldık.
He was frozen with fear.
Korkudan donakaldı.
Dilbilgisi Kalıpları
dondurulmuş ((isim)) dondurularak korunmuş We bought some frozen peas.
((olmak)) donmuş buza dönüşmüş olmak The lake is frozen in winter.
((bir şey)) ile donakalmış bir duygu nedeniyle hareketsiz He was frozen with fear.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: buz gibi, soğutulmuş; Zıt anlamlılar: erimiş, çözülmüş
Etimoloji
'to freeze' (donmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı.
Hafıza İpuçları
Disney filmi 'Karlar Ülkesi'ni (Orijinal adı: Frozen) hatırlayın. 'freeze' fiilinin geçmiş zaman ortacıdır (freeze, froze, frozen).