verb

frustrate

hayal kırıklığına uğratmak, sinirlendirmek, engellemek

It frustrates me that I can't help.

Yardım edememek beni hayal kırıklığına uğratıyor.

Bad weather frustrated their attempt to climb.

Kötü hava tırmanma girişimlerini engelledi.

((sb.)) (birini) hayal kırıklığına uğratmak Yardım edememek beni hayal kırıklığına uğratıyor.

((sth.)) (bir şeyi) engellemek Kötü hava tırmanma girişimlerini engelledi.

Eş anlamlılar: annoy, disappoint, thwart; Zıt anlamlılar: encourage, help, satisfy

Latince 'boşuna' anlamına gelen 'frustra' kelimesinden gelir. Bir şeyi boşa çıkarmak.

İskambil kartlarından bir kule yapmaya çalıştığınızı ve birinin sürekli onu üfleyerek yıktığını hayal edin. Bu duygu hayal kırıklığıdır (frustration).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.