adjective

frustrated

hüsrana uğramış, hayal kırıklığına uğramış, sinirli

He felt frustrated by the lack of progress.

İlerleme olmamasından dolayı hüsrana uğramıştı.

I get so frustrated with this slow computer.

Bu yavaş bilgisayar beni çok sinirlendiriyor.

frustrated ((by/at/with sb./sth.)) (bir şey/biri yüzünden) hüsrana uğramış olmak He felt frustrated by the lack of progress.

Eş anlamlılar: annoyed, disappointed; Zıt anlamlılar: satisfied, content

Latince 'boşuna' anlamına gelen 'frustra' kelimesinden gelir. '-ed' eki sıfat yapar.

Bir şeyi başarmaya çalışıp başaramadığınızda hissettiğiniz hayal kırıklığı ve sinir halini düşünün. Bu 'frustrated' olmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.