noun

frustration

hüsran, hayal kırıklığı

I could sense his frustration at the situation.

Durum karşısındaki hüsranını hissedebiliyordum.

The job has its frustrations, but it's rewarding.

İşin hayal kırıklıkları var ama tatmin edici.

frustration ((at/with sth.)) (bir şeye karşı) hüsran I could sense his frustration at the situation.

Eş anlamlılar: annoyance, disappointment; Zıt anlamlılar: satisfaction, contentment

Latince 'frustra' (boşuna) kelimesinden. '-ion' eki bir durumu veya hali belirtir.

Bu, 'frustrated' hissinin isim halidir. Bunu duygunun adı olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.