noun

fudge

karamelli şekerleme, kaçamak, uydurma

I love eating chocolate fudge.

Çikolatalı karamelli şekerleme yemeyi çok severim.

The statement was a fudge to avoid commitment.

Açıklama, taahhütten kaçınmak için bir kaçamaktı.

((isim)) bir tür yumuşak şekerleme I love eating chocolate fudge.

((isim)) bir kaçamak veya uzlaşma eylemi The statement was a fudge.

Eş anlamlılar: toffee, karamel; kaçamak, uzlaşma.

Kökeni belirsizdir, ancak 'beceriksizce uydurmak' anlamına gelen eski 'fadge' fiiliyle ilişkili olabilir.

Bir politikacının tatlı bir 'fudge' yerken bir konuyu 'fudge' etmeye (geçiştirmeye) çalıştığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.