fuelled
Çeviri
...ile körüklenen, ...ile desteklenen
Örnekler
It was an alcohol-fuelled argument.
Bu, alkolün körüklediği bir tartışmaydı.
The media-fuelled panic spread quickly.
Medyanın körüklediği panik hızla yayıldı.
Dilbilgisi Kalıpları
((isim))-fuelled ((isim)) bir şey tarafından güçlendirilen veya yoğunlaştırılan bir şeyi tanımlar It was an alcohol-fuelled argument.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: ...ile çalışan, ...tarafından yönlendirilen, kışkırtılan, sürdürülen.
Etimoloji
'to fuel' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacı. Bir şeye yakıt sağlama fikrinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir şeyin gerçekleşmesini sağlayan bir 'yakıt' (öfke, alkol veya borç gibi) ile 'doldurulduğunu' düşünün.