fuelling
Çeviri
yakıt sağlamak, körü körüne desteklemek, kışkırtmak
Örnekler
The car needs fuelling before the trip.
Arabanın yolculuktan önce yakıta ihtiyacı var.
His comments fuelled the debate.
Onun yorumları tartışmayı körükledi.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeye)) ((bir şey ile)) yakıt sağlamak They fuelled the plane with jet fuel.
((bir şeyi)) körüklemek The news fuelled speculation.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: power, supply, stoke; Zıt anlamlılar: extinguish, drain
Etimoloji
Eski Fransızca 'fouaille' (yakacak odun) kelimesinden, o da 'feu' (ateş) kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Ateşe yakıt eklemenin onu büyütmesi gibi, bir tartışmayı körüklemenin (fuelling) de onu daha yoğun hale getirdiğini düşünün.