noun

fulfilment

yerine getirme, tatmin, gerçekleştirme, tamamlama

He found great fulfilment in his work.

İşinde büyük bir tatmin buldu.

The fulfilment of the contract was delayed.

Sözleşmenin yerine getirilmesi gecikti.

Our company handles order fulfilment.

Şirketimiz sipariş karşılama işlerini yürütür.

((fulfilment of sth.)) (bir şeyin) gerçekleştirilmesi The fulfilment of a lifelong dream.

((a sense of fulfilment)) bir tatmin duygusu She gets a sense of fulfilment from her job.

Synonyms: achievement, satisfaction, completion; Antonyms: dissatisfaction, failure

'Fulfil' (yerine getirmek) fiili ve isim yapan '-ment' ekinden türemiştir. 'Fulfil', 'doldurmak' anlamına gelen Eski İngilizce 'fullfyllan' kelimesinden gelir.

Bir sözü veya potansiyeli 'tam (full) olarak doldurmak (fill)' olarak düşünün. Bu, İngiliz İngilizcesi yazımıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.