adjective

full

dolu, tam, tok

The bottle is full of water.

Şişe su ile dolu.

Please give me your full name.

Lütfen bana tam adınızı verin.

No more cake for me, I'm full.

Benim için daha fazla kek yok, tokum.

((full of sth.)) (bir şey) ile dolu The box is full of toys.

((to be full)) tok olmak I am full, thank you.

((a full sth.)) tam bir (şey) I need the full story.

Synonyms: complete, packed, entire; Antonyms: empty

Eski İngilizce 'full' kelimesinden, 'doldurulmuş' anlamına gelen Proto-Germen *fullaz'dan gelir.

Ağzına kadar suyla dolu bir bardak hayal edin - o 'full' (dolu). Bu görüntü, tam olma veya boş yer kalmama anlamını hatırlamaya yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.