adverb

fully

tamamen, bütünüyle

I fully understand the situation.

Durumu tamamen anlıyorum.

The project is not fully complete.

Proje tam olarak tamamlanmadı.

She was fully dressed for the occasion.

O, etkinlik için tamamen giyinmişti.

((fully + fiil)) bir şeyi tamamen yapmak. Görüşünüze tamamen katılıyorum.

((fully + sıfat/participle)) tamamen belirli bir durumda olmak. Oda tamamen doluydu.

Eş anlamlılar: completely, entirely, totally; Zıt anlamlılar: partially, incompletely

'full' (dolu) sıfatına zarf yapan '-ly' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bu kelime 'full' kelimesinin zarf halidir. Bir bardak doluysa, 'fully' (tamamen) doludur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.